"Enter"a basıp içeriğe geçin

Bayan Ayakkabı Modası Çeşit Çeşit Bayan Ayakkabıları

Güncel, trend bayan ayakkabı modellerini takip edebilirsiniz.

 En son moda yazlık – kışlık bayanların tercih ettiği, kadınlar tarafından ülkemizde popülerleşen birbirinden farklı bayan ayakkabı modasının kalbi..

Giysinin en önemli aksesuarı olan, günümüze pek çok işlev ve anlamı
üstlenerek gelen ayakkabılar insanoğlunun kullandığı en eski ayak giysilerden
biridir. Özellikle bayanlar için kıyafetinin tamamlayıcısı olan ayakkabılar en önemli aksesuar ve kombin tamamlayıcısı niteliğindedir.

 Ayakkabılar tarihin her döneminde işlevsel bir aksesuar olmanın ötesinde bir
statü simgesi sayılmıştır: Krallar, askerler, politikacılar, asiller, fahişeler ve
hizmetlilerin giydiği ayakkabılar; rengi, malzemesi ve işçiliğiyle kişinin bulunduğu
konumu ortaya koymuştur. Toplumun ayrıcalıklı sınıfları için değerli malzemeler
kullanılarak yapılmış ayakkabılara halkın ulaşabilmesi hiçbir zaman çok kolay
olmamıştır. Ayakkabıda kullanılan toplumların sosyal ve kültürel yapılarını yansıtan
bezemeler ve aksesuarlar; dönemin yaşam stillerini, dünyevi ve dinsel görüşlerini
ifade eden, geçmişi yorumlamamıza yarayan özel tasarım alanları olmuştur. Bu
durum 20. yüzyıllın küreselleşen ayakkabılarında daha çok bir karakter, bir tarz
belirleyicisi olarak karşımıza çıkmaktadır.
Ayakkabı her zaman içinde yer aldığı kültürü yansıtan bir aksesuar
olmuştur. Araştırmalar tüm toplumlarda ayakkabının ait olduğu kültürü simgelediğini
ve bu kültürde kendine has bir yer edindiğini göstermektedir. Ayakkabı, kültürel bir
sembol olduğu kadar aynı zamanda bir statü sembolüdür. Kullanan kişinin giyim
tarzını, ekonomik ve mesleki konumunu belirler. Kadın ayakkabı modasına yönelik
yapılacak araştırmanın önce bu temel etkenler üzerinden araştırılmaya başlanması
önemlidir.
Tarih öncesi dönemde insanların giydikleri ayakkabılar, o coğrafyada
bulunabilen malzemeye göre değişmiştir. Kuzey Avrupa da buz çağındaki
ayakkabılar koyun ve geyik derilerinden yapılmıştır. İnsanlar, ayaklarını derinin içine
koyarak, ayaklarının etrafında şekillerini kesip, bilekleri etrafında deriyi sararak, deri
kayışları yardımıyla tabanı sağlamlaştırmıştır. Kuzey Amerika da doğal bitki
elyaflarının varlığı insanların daha çok işlemeli ve ayağa daha çok uyum sağlayan
ayakkabılar yapmasını sağlamış bu da modern sandaletlerin ataları olarak
gösterilmiştir.
Bugün kullandıklarımıza yakın görünen sandalet modellerinin ilk olarak
Asya ve Mısır‟da ortaya çıkmış ve dünyaya bu uygarlıklardan yayılmıştır. Mısır,
Sümer, Pers kabartmalarında ve resimlerinde görülen düztabanlı, çapraz bantlı
sandaletler ilk önce papirüs yapraklarının tabana bağlanmasıyla, sonraki tarihlerde
ise deri ve kösele kullanılarak üretilmiştir. Mısır sandaletleri, yalnızca tanrılar,
firavunlar ve asillerle sınırlı olmak üzere erkekler tarafından kullanılmış ve asaletin
bir ayrıcalığı olmuştur. Antik Roma döneminde de aynı kurallar görülmüştür.
Ayakkabı, özgürlük ve bağımsızlık simgesi olarak kabul edilmiştir. Halk düz deri
sandaletler kullanırken, Roma imparatorları altın ve mücevherlerle bezenmiş
sandaletler kullanmış, Roma Sandaletleri rengine ve modeline göre kullanan kişinin
gücünü, statüsünü temsil etmiştir. Antik Yunan ayakkabılarında kullanılan farklı
renkler, farklı sosyal kategorileri simgelemiştir. Yüksek ökçe aristokrasinin simgesi
olurken, fakirler tahta sandaletlerle giyerken, sokak kadınları fark edilmek için
yürüdükçe ses çıkaran topuklu crepida denilen ayakkabıları kullanmışlardı. Şık ve
asil kadınlar erguvan renkli işlemeli ve süslü mantar tabanlı sandaletleri tercih
etmişlerdir.
Ortaçağ‟da, özellikle Avrupa saraylarında ayakkabılar tamamen gösterişe
yönelirken, Rönesans‟la birlikte ayakkabı modasındaki aşırılıkları yerini geniş rahat
modellere bırakmıştır. Bu dönemde genellikle deri, kadife, ipek üzeri işlemeli ve hafif
ökçeli ayakkabılar giyilmiştir. Barok dönemde ise modaya uygun giyinmenin ön
koşulu, topuklu ayakkabılara sahip olmak olmuştur. Bu ayakkabılar, genellikle ipek,
kadife ve saten brokar türü lüks kumaşlardan yapılmış üstleri ipek, altın ve gümüş
alaşımlı stilize çiçek motifleri ile bezenmektedir. Romantik dönemde renkli deriler,
fiyonklar, atkılar ayakkabı modasını belirlemiş, 16. yüzyıla gelindiğinde terlikler özel
olarak dokunmuş ipek ve kadifelerle üretilmiştir. 17. yüzyılın son çeyreğinde moda
olan sivri burunlu ve yüksek topuklu kadın ayakkabıları; ayakkabı tarihinde ilk kez
kadın erkek ayrıcalığını belirlemiştir.
18. yüzyılın sonlarında, büyük ekonomik, sosyal değişimler sonucu batı
dünyasında endüstriyel devrim meydana gelmiş ve modanın „Couture‟ adı verilen
elbise dikme zanaatından seri üretime geçmesi, el işçiliğini endüstriye
dönüştürebilen dikiş makinesiyle başlamıştır. Dikiş makinesi sayesinde, kıyafetin
seri üretilebilirliği, seri üretilebilirlikle de, modanın herkes için ulaşılır olması mümkün
3
olmuştur. Amerika‟da 1859 yılında, Isaac Merritt Singer tarafından ilk „Ayak Pedallı
Dikiş Makinesi‟ ve İlk „Kösele Dikiş Makinesi‟ piyasaya sürülmüştür. 1888 yılında, ilk
topuk fabrikası kurulmuş, bu teknolojik gelişmelerin ardından ise Amerika‟da ilk
ayakkabı fabrikası açılmıştır. Fabrikanın İsviçreli Shoneward tarafından kurulumuş,
1900‟lerden başlayarak ayakkabı alanında makine ile seri üretime geçilmiştir.1
Modadaki hızlı değişimler özellikle, 19. yüzyıldaki, endüstriyelleşmenin
gerçekleşmesinden sonra oluşmuştur. Böylelikle yeni bir moda, hızlı bir şekilde ve
makul fiyatlarla üretilebilmiştir.
Tarih boyunca toplumların sosyal ve ekonomik yapılarını, yaşam stillerini,
statülerini, dünyevi ve dinsel görüşlerini aktaran, ulusların kültürel yapılarını yansıtan
işlevsel ve simgesel yönüyle önde olan ayakkabılar; 19.yüzyıl sonlarından itibaren
kısa aralıklarla değişmeğe başlayan bir moda unsuru olmuş, ayakkabı üretimi
endüstri devriminin etkisiyle bir sanayi halini almaya başlamıştır. Yıllarca ilkel ya da
gelişmiş birçok malzemeden yararlanılarak değişik modeller yaratan ustaların yerini
artık seri üretim yapan atölyeler almıştır. 19. yüzyılın son yarısında meydana gelen
çeşitli önemli buluşlar ayakkabıları daha önce olmadığı kadar ucuz, rahat ve kolay
ulaşılır yapmıştır. Yeni malzemeler, yeni formlar ve yeni ayakkabı türleri ortaya
çıkmıştır. Diğer tüm kültürel göstergeler gibi ayakkabı da, yaşam gerçeğine ayak
uydurmuş, yaşamın gereklerine göre tasarlanmaya başlanmıştır. Günümüzde
ayakkabı tasarımları, kadının sosyal yaşamda çizdiği imajını, gücünü ve yerini
belirleyen eğilimler doğrultusunda gelişmeye devam ediyor. Ayakkabı, giyenin
kişiliğinin ipuçlarını vermesi yanında, bireylerin modaya olan tepkilerinin de bir
göstergesidir. Bugün modernizmin gelişimini, kadın çizgisinde izlemek mümkündür.
1900‟lerden bugüne ayakkabı tasarımlarına bakılırsa, kat edilen yolun sonunda,
bambaşka bir yere ulaşıldığı görülebilir. Günümüzde zengin malzeme kullanımları,
renk, form ve dokularda ilginç ve yaratıcı yaklaşımlar, ayakkabının üç boyutlu bir
sanat ürünü görünümü kazanmasını sağlamıştır. Ayakkabıda şıklık kadar rahatlık
öğesi ön plandadır. Ancak her şeye karşın, moda ve stil kavramlarından ödün
vermeyen tasarımcılar da üreticilerle, rahatlık ve şıklığın bireşimini geliştirmeye
çalışmaktadırlar. Ayakkabı tasarımı 20. ve 21. yüzyılın, tasarım alanına sunduğu
ilginç bir yeniliktir. Günümüzde, ayakkabı tasarımcısı, moda dünyasında önemli bir
yere sahiptir. Modacılar ve tasarımcılar birbirinden ilginç ayakkabı tasarımlarına özel
bir önem vermektedirler. Ayakkabı, artık „moda‟ dır ve giysinin önde gelen öğesi
haline gelmiştir.
20. yüzyılla beraber Moda geçmişine başkaldırmış, yaşadığı döneme
direnmiş ve demokratikleşme mücadelesi vermiştir. Özellikle 19. yüzyılın
muhafazakâr değerleri ve kasvetli havası içinde sıkışıp kalan kısıtlayıcı ve rahatsız
kadın modası; zaman içinde kısıtlayıcı sistemlerle özdeşleştirilmeye başlanmış ve
reddedilmiştir. 1900‟lu yıllarda moda kendi dilini yaratmış yaşanan her toplumsal
olay ve teknolojik yenilikle büyük bir adım daha atmış ve kadınlar özgürlük
çağrılarına; görünüşlerini değiştirme etkinlikleriyle başlamışlardır. Yeni yüzyıl ile
beraber değişen toplumsal hareketler, siyasi yaşam, ekonomi, bilim, spor, gençlik
hareketleri, eğlence dünyası, teknolojik yenilikler, sanat akımlarının paralelliğiyle
20. yüzyıl kadın modası beklenenin üstünde bir hızla gelişmiştir. Giyimleri de buna
uygun olarak daha fonksiyonel olmuştur ve bu fonksiyonellik güzelliğin yeni
kavramlarını beraberinde getirmiştir.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.